<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Charlies Cheap Foods</title>
	<atom:link href="http://www.cheap-charlies-foods.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cheap-charlies-foods.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Apr 2012 09:58:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Aşıklar kol kola</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/asiklar-kol-kola</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/asiklar-kol-kola#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 09:58:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşıklar]]></category>
		<category><![CDATA[kol]]></category>
		<category><![CDATA[kola]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Eski aşıklar kol kola Meral Okay&#8217;ın cenazesi önceki gün pek çok küs ve eski sevgili olan ünlü ismi de aynı ortamda buluşturdu. 2000&#8217;li yıllarda 7 yıl süren ilişkileriyle bir dönem hiç gündemden düşmeyen Oktay Kaynarca ile Özgü Namal çifti ayrıldıktan sonra ilk kez Meral Okay’ın cenazesinde objektiflere takıldı. Son olarak 3 yıl önce Kaynarca&#8217;nın amcasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski aşıklar kol kola<br />
Meral Okay&rsquo;ın cenazesi önceki gün pek çok küs ve eski sevgili olan ünlü ismi de aynı ortamda buluşturdu.</p>
<p><span id="more-183"></span>  2000&rsquo;li yıllarda 7 yıl süren ilişkileriyle bir dönem hiç gündemden düşmeyen Oktay Kaynarca ile Özgü Namal çifti ayrıldıktan sonra ilk kez Meral Okay’ın cenazesinde objektiflere takıldı. Son olarak 3 yıl önce Kaynarca&rsquo;nın amcasının cenazesinde beraber görüntülenen çift, cenazede kol kola girdi ve birbirlerinin acısını paylaştı. Kaynarca ile Namal beraber &quot;Kurtlar Vadisi&quot; dizisinde kamera karşısına geçmiş ve çekimler sırasında aşk yaşamaya başlamıştı. İki yıl önce Sezen Aksu&rsquo;nun oğlu Mithatcan Özer ile kısa süren bir ilişkinin ardından mermer ticareti yapan Başar Savur ile evliliğe giden bir aşk yaşayan Özgü Namal, eski aşkı Oktay Kaynarca ile dost kaldıklarını her fırsatta dile getiriyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/asiklar-kol-kola/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cansu Dere, mayıs ayında Cannes’a gidiyor.</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/cansu-dere-mayis-ayinda-cannesa-gidiyor</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/cansu-dere-mayis-ayinda-cannesa-gidiyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 12:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ayında]]></category>
		<category><![CDATA[Cannes’a]]></category>
		<category><![CDATA[Cansu]]></category>
		<category><![CDATA[Dere,]]></category>
		<category><![CDATA[gidiyor.]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Cansu J.lo ile buluşacak Cansu Dere, mayıs ayında Cannes’a gidiyor. Loreal Paris’in bu yılki Türkiye yüzü olan Dere, tüm dünyada Loreal’in reklamlarında oynayan ünlü isimlerle mayıs ayında gideceği Cannes Film Festivali’nde bir araya gelecek Ebru Akel’in ardından ünlü markanın yüzü olan Dere, böylece Amerika’daki marka yüzü Jennifer Lopez’in de aralarında yer aldığı ünlü kadınlarla bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cansu J.lo ile buluşacak<br />
Cansu Dere, mayıs ayında Cannes’a gidiyor. Loreal Paris’in bu yılki Türkiye yüzü olan Dere, tüm dünyada Loreal’in reklamlarında oynayan ünlü isimlerle mayıs ayında gideceği Cannes Film Festivali’nde bir araya gelecek</p>
<p><span id="more-182"></span>Ebru Akel’in ardından ünlü markanın yüzü olan Dere, böylece Amerika’daki marka yüzü Jennifer Lopez’in de aralarında yer aldığı ünlü kadınlarla bir araya gelecek. Kampanya için saç rengini değiştiren ve daha sıcak bir ton seçen Dere, “Bu benim için çok heyecan verici bir proje&#8230; L’Oreal Paris, Türkiye’de bu kadar kapsamlı bir kampanyayı ilk defa yapıyor ve benimle çalışmayı istemeleri beni çok mutlu ediyor” açıklamasını yapmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/cansu-dere-mayis-ayinda-cannesa-gidiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Özpetek yeni bir şahesere imza attı</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/ozpetek-yeni-bir-sahesere-imza-atti</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/ozpetek-yeni-bir-sahesere-imza-atti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2012 10:36:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[attı]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[Özpetek]]></category>
		<category><![CDATA[şahesere]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İtalyanlar filmi alkışla seyretti Ferzan Özpetek’in bugün İtalya’da 400 kopyayla gösterime girecek olan yeni filmini galaya katılanlar uzun süre alkışladı. Roma Büyükelçisi Hakkı Akil de, “Özpetek yeni bir şahesere imza attı. Gurur duyduk” dedi Yönetmen Ferzan Özpetek’in yeni filmi “Şahane Misafir”in galası dün İtaya’nın başkenti Roma’daki Cinema Barberini’de yapıldı. Özpetek’in 9. filmi olan ve bugün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyanlar filmi alkışla seyretti<br />
Ferzan Özpetek’in bugün İtalya’da 400 kopyayla gösterime girecek olan yeni filmini galaya katılanlar uzun süre alkışladı. Roma Büyükelçisi Hakkı Akil de, “Özpetek yeni bir şahesere imza attı. Gurur duyduk” dedi</p>
<p>Yönetmen Ferzan Özpetek’in yeni filmi “Şahane Misafir”in galası dün İtaya’nın başkenti Roma’daki Cinema Barberini’de yapıldı.<br />
<span id="more-180"></span> Özpetek’in 9. filmi olan ve bugün İtalya’da yaklaşık 400 kopyayla gösterime giren Şahane Misafir, İtalyan basını ve sanat dünyası tarafından övgüyle karşılandı. Uzun süre alkışlanan ve tebrikleri kabul eden yönetmen Ferzan Özpetek, filmle ilgili çok güzel tepkiler aldıklarını söyledi.<br />
Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil, “Film müthişti. Filmin bazı çekim aşamalarına da katıldığım için ayrı bir heyecan duydum. Ferzan Özpetek yeni bir şahesere imza attı. Biz Türkler açısından gurur verici bir geceydi diyebiliriz” dedi.</p>
<p>‘Ferzan, Fellini’nin devamı’<br />
<!--more-->Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök,  de filmi beğenenlerden: “Filmi çok beğendim. Bir kere çok farklı bir film olmuş. Bildiğimiz Ferzan tarzının dışına çıkmış. Oyuncular gerçekten olağanüstü. Cem Yılmaz da olağanüstüydü. Tahmin ediyorum Cem İtalya’da iş yapar bundan sonra.  Ferzan büyük bir sanatçı. Abartmadan söylüyorum, Antonioni ve Fellini’nin İtalya’daki devamı olacak diye düşünüyorum. Tennesse Williams kalitesinde senaryolar yazıyor. Ben bir de İtalyanların film seyretme tarzını beğendim. İlk defa görüyorum, bizde olmayan bir şey var, alkışlıyorlar. Tiyatro seyreder gibi alkışlıyorlar, çok hoşuma gitti bu benim.”<br />
 Özpetek’in birçok filminde rol alan Serra Yılmaz da, “Çok değişik bir konu yakalamış Ferzan. Cem çok iyi olmuş. Çok sevdim” dedi. Yılmaz, kendisinin neden rol almadığı sorusuna ise,  “Ne yapalım, her filmde olmaya mahkum değilim” diye yanıtını verdi.<br />
 “Şahane Misafir”, aktör olma hayaliyle Sicilya’dan Roma’ya taşınan Pietro’nun kiraladığı evde “yalnız” olmadığını anlaması ve kendisinden başka kimsenin göremediği bu “ev arkadaşlarıyla” yaşadığı tecrübeyi konu alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/ozpetek-yeni-bir-sahesere-imza-atti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanserinde yeni metotlar</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/meme-kanserinde-yeni-metotlar</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/meme-kanserinde-yeni-metotlar#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2012 10:50:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kanserinde]]></category>
		<category><![CDATA[metotlar]]></category>
		<category><![CDATA[uzatıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Meme kanseri tedavisinde yenilikler! Kanser, kontrolsuz şekildeki anormal hücrelerin artışı ve bu hücrelerin yer değiştirmesi ile kendisi gösteren bir hastalıktır Kadınlarda en sık görülen kanser türü, meme kanseridir. Kadınlardaki meme kanserine yol açan risk faktörleri arasında, ailede birinci derecedeki yakınlarında meme kanseri bulunması ve erken yaşta adet görmek, ileri yaşta adetten kesilmek (geç menopoz), aşırı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme kanseri tedavisinde yenilikler!<br />
Kanser, kontrolsuz şekildeki anormal hücrelerin artışı ve bu hücrelerin yer değiştirmesi ile kendisi gösteren bir hastalıktır</p>
<p><span id="more-179"></span>Kadınlarda en sık görülen kanser türü, meme kanseridir. Kadınlardaki meme kanserine yol açan risk faktörleri arasında, ailede birinci derecedeki yakınlarında meme kanseri bulunması ve erken yaşta adet görmek, ileri yaşta adetten kesilmek (geç menopoz), aşırı kilo almak, menopozda kontrolsuz hormon kullanmak gibi hormonal faktörler sayılabilir. Birinci derecede akraba deyince anne, kızı ve kızkardeşi akla gelmelidir. Genetik meme kanserlerine yaklaşık %10-15 oranında rastlanmaktadır. BRCA1 ve BRCA2 genleri, kalıtımsal meme/yumurtalık kanseri sendromundan sorumlu genlerdir. Kalıtımsal ya da ailevi meme kanseri tanımlamasında, aile içinde çok sayıda kadında meme ve/veya yumurtalık kanseri görülmesi, genellikle 20’li ve 30’lu yaşlarda hastalığın ortaya çıkması ve iki taraflı meme kanseri hastalarının varlığı dikkati çekmektedir. Bu tanımlamaya uyan, çok yüksek genetik risk taşıyan hanımlara, doğumlarını tamamladıktan sonra koruyucu amaçlı yumurtalıkların alınması ve yine koruyucu amaçlı iki memenin içlerinin boşaltılması (cilt ve meme başını koruyucu mastektomi) önerilebilir.</p>
<p>Meme kanserinin erken tanınması, şifa şansını arttırmaktadır. Meme kanseri için tarama mammografisi çekilmesine 40 yaşından itibaren başlanmaktadır. Düzenli mamografi çektiren kişilerde, bu yöntem ile, daha memede kitle belirmeden önce kanser tanısı konulabilmektedir. Yüksek riskli hastalarda, mamografiye ek olarak meme ultrasonografisi ve magnetik rezonans (MR) ile görüntüleme önerilmektedir. Daha yeni olarak “tomosentez” ile görüntüleme yöntemi kullanıma girmiştir. Bu yöntemde, memeden tomografi gibi ince kesitler alınmaktadır. Klinik çalışma sonuçlarına göre, lezyonun görünürlüğü artmakta, sınır değerlendirilmesi kolaylaşmakta, tarama için geri çağırma ve yakın takip oranı azalmakta, lezyon lokalizasyonu daha iyi yapılmaktadır. İstanbul’da birkaç merkezde kullanılmakta olan bu görüntüleme yöntemi ile erken tanı olanakları artmaktadır.<br />
<!--more--></p>
<p>Mamografi çekildiğinde, bazen “mikrokalsifikasyon” adı verilen minik kireçlenmekle odakları görülebilmektedir. Bu odaklar, erken bir meme kanserinin habercisi olabilmekte  ve bu odaklardan görüntüleme eşliğinde biyopsi alınabilmektedir. Biyopsiler, genellikle ultrasonografi eşliğinde alınmakla beraber, gelişmiş MR teknolojisi ile de, yalnız MR ile saptanan lezyonlardan da biyopsi alınabilmektedir.</p>
<p><!--more--><br />
Bazen de, elle muayenede fark edilemeyen bu küçük odaklar, telle veya radyoaktif madde ile işaretlenerek, cerrahi girişimle çıkartılmaktadır. Telle işaretlendiğinde birkaç saat içinde, radyoaktif madde ile işaretlendiğinde ise bir gün içinde cerrahi işlemin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Biyopsi sonucuna göre, kanser olduğu gözlenen lezyonlar, daha geniş olarak çıkartılmakta ve bu arada koltuk altı lenf bezleri de kontrol edilmektedir.</p>
<p><!--more-->Günümüzde,  bazı özel durumlar dışında, memenin yalnızca sınırlı bir bölümü çıkartılmakta ve koltuk altına da eskisi kadar geniş bir girişim yapılmamaktadır.Bu amaçla, ‘’sentinel lenf nodu biyopsisi’’ denilen bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemde, memedeki kanserli bölgeye, özel bir mavi boya veya radyoaktif bir madde enjekte edilerek, bu boyanın veya radyoaktif maddenin koltuk altına yayılması ve boyadığı lenf bezlerinin (sentinel lenf nodu) çıkartılarak incelenmesi esastır. Eğer bu lenf bezlerinde kanser hücresine rastlanmazsa, koltuk altına ek girişim yapılmasına gerek kalmamaktadır. Böylece, kolda şişme gibi bir istenmeyen bir soruna olanak tanınmamaktadır. Ancak, kanser hücrelerinin lenf bezlerine geçtiği saptanan olgularda, ikinci bir operasyonla bu lenf bezlerinin tümünün temizlenmesi, yani aksillar küraj yapılması gerekmektedir.</p>
<p>Bazen de tümör oldukça büyük olabilir veya meme başında içeri çekilmeye, meme cildinde şekil ve renk değişikliğine, iltihabi belirtilere yol açabilir. Bu durumda, cerrahi girişim öncesinde kemoterapi uygulanarak, tümör küçültülür ve cilt değişiklikleri düzeltilir ve daha sonra cerrahiye verilir. Geçtiğimiz yıl içinde, bu hasta grubunda oldukça başarılı tedavi sonuçları açıklandı. Özellikle, yüksek riskli HER2 onkogen ekspresyonu taşıyan hastalarda, hedefli tedaviler (trastuzumab, pertuzumab, lapatinib gibi) eşliğinde yapılan uygulamalarla tümörün tamamen gerileyebileceği gösterildi. Hormona duyarlı tümörlerde, hastanın yaşı ve mevcut diğer hastalıkları dikkate alınarak, bu tümör küçültme işlemi, hormon tedavisi ile uygulanabilir.<br />
<!--more--></p>
<p>Ancak, hastalık başka organlara sıçramışsa, bir başka deyişle metastaz yapmışsa, cerrahi uygulamadan vazgeçilerek, sistemik tedavi ve gerektiğinde de radyoterapi uygulanması önerilir. Yani, hastalığın tanı anındaki bölgesel yaygınlığı (meme ve koltuk altı) ve diğer organlara yayılım durumu dikkate alınarak tedavi şekli belirlenmektedir. Bu yaygınlık durumunu, hastalığın evrelendirilmesi şeklinde tanımlamaktayız.</p>
<p><!--more--><br />
Meme kanserinin sistemik bir hastalık olduğu, tanı anında bile mikrometastazların var olduğu kabul edilmektedir.<br />
Bu nedenle, son 30 yıldır, erken evre meme kanserinin cerrahi tedavisine ek olarak, mikroskopik metastazları yok etmeğe hedefleyerek yapılan koruyucu (adjuvan) kemoterapi ve hormonoterapi ile hem hastalıksız sağkalım ve hem de genel sağkalım oranlarında belirgin artış sağlanmıştır. Yakın zamanda bunlara bir de biyolojik tedavi eklenmiştir. Uygun bir adjuvan tedavi planlamasında, bazı faktörlere dikkat edilmektedir. Hastanın yaşı, tümörün çapı, koltuk altındaki metastatik lenf nodu sayısı, hormon reseptörlerinin (estrojen reseptörü, kısaca ER ve progesteron reseptörü, kısaca PR) ekspresyonu, hastanın mevcut diğer hastalıkları ve HER2/neu gen ekspresyonu hastalığın gidişatını ve tedavi şeklini belirleyen parametreler arasında yer almaktadır. Hormon reseptörü taşımayan meme kanseri olgularında antiöstrojen tedaviden yararlanılmadığı gibi, HER2/neu gen ekspresyonu bulunmayan meme kanseri olgularında da trastuzumab adlı biyolojik tedaviden fayda beklenemez. Daha yakın zamanlarda ise, tümörün gen profiline bakılarak, hastalığın risk belirlemesi daha ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmaktadır. Bu yöntemle, koruyucu tedavi gereksinimi olan grupların daha net bir şekilde belirlenmesine çalışılmaktadır. Maliyeti oldukça yüksek olan bu yöntem, “adjuvan tedavi konusunda kararsız kalınan” olguları yönlendirmek için, hekimlere önemli bir destek sağlamaktadır.</p>
<p><!--more--><br />
Tedavi seçiminde, tümörün biyolojik özellikleri çok önem kazanmaktadır. Moleküler ve patolojik özellikler dikkate alınarak 3 tip meme kanseri tanımlanmaktadır; HER2/neu geni bulunan hastalık, hormon reseptörleri (ER, PR) ve HER2/neu gen ekspresyonu bulunmayan (bazaloid) hastalık ve ER pozitif hastalık. Adjuvan tedavide hedeflere göre biyolojik tedavi planlaması yapılmaktadır. Örneğin ER pozitif hastalara hormon tedavisi önerilirken, ER negatif hastalar bu tedaviden yararlanmamaktadır. Trastuzumab HER2 pozitif hastalıkta oldukça etkili olmaktayken, HER2 negatif hastalarda fayda sağlamamaktadır. Trastuzumab, meme kanserlerinin %20-25’inde varlığı saptanan HER-2/neu onkogenine karşı geliştirilmiş bir monoklonal antikordur. Damar yoluyla kullanılmaktadır ve hem koruyucu tedavide, hem de yaygın hastalıkta faydalı olduğu kanıtlanmıştır. Bu ilaca direnç kazanan hastalarda, ağız yoluyla kullanılmakta olan ‘’lapatinib’’ adlı daha yeni bir ilaç kullanıma girmiştir. Lapatinib’in etki mekanizması, trastuzumabtan farklı olup, hormon tedavisine karşı gelişen direncin kırılmasında da rol oynadığı gösterilmiştir.</p>
<p><!--more-->Meme kanserinde ilk koruyucu (adjuvan) kemoterapi çalışmaları 1970’li yıllarda Avrupa’da, Bonadonna ve arkadaşlarının çalışmalarıyla başlamıştır. Bu çalışmada, kemoterapi alan hastalarda, hem hastalıksız, hem de genel sağkalımın oldukça anlamlı şekilde arttığı gösterilmştir. Arkasından, Fisher ve arkadaşlarının yaptığı Amerika çalışmasında da, adjuvan kemoterapinin sağkalımı uzattığı açıklık kazanmıştır. Adjuvan kemoterapi ile, ameliyatlı meme kanserli hastalarda yaş, lenf nodlarının durumu, hormon reseptörlerinin durumu, menopoz durumu farkı olmaksızın nüks riski azalmaktadır.</p>
<p>Ancak, kemoterapinin yarattığı mutlak üstünlük, nüks riskine bağlı olarak değişmekte ve ileri yaşlarda azalmaktadır. Optimal adjuvan kemoterapi süresi, 4-6 aydır. Tedavi seçimi yaparken, ilaç yan etkilerine ve hastanın mevcut diğer hastalıklarına dikkat edilmelidir. Kemoterapiye bağlı yan etkilerin çoğu geçicidir; saç dökülmesi, bulantı, kusma, halsizlik, ishal ya da kabızlık, adet düzensizlikleri, tırnak ve cilt değişiklikleri bunlar arasında yer almaktadır. Ayrıca, kemoterapiye bağlı yan etkiler arasında, erken menopoz riskinin var olduğu akılda tutulmalıdır. Tedavi sırasında üzerinde en fazla durulan konulardan biri, infeksiyon hastalıklarına karşı alınacak önlemlerdir. Tedavi sırasında, geçici kemik iliği baskılanması ve bunun yaratabileceği infeksiyon hastalığı riskleri akılda tutulmalıdır. Özellikle tedaviye yeni başlayanlarda haftalık kan sayımları izlenmekte, gerekirse kemik iliğinin çalışmasını uyaracak ilaçlar kullanılmaktadır. Vücut ısısının yükseldiği durumlarda uygun antibiyotiklerin kullanılması gerekmektedir.<br />
<!--more--></p>
<p>Kemoterapisi tamamlanan hastalar arasında, hormon reseptörleri taşıyanlara, kemoterapi bittikten sonra hormon tedavisi önerilmektedir. Menopoza girmemiş olan hastalara 5 yıl süreyle, bir selektif antiestrojen olan tamoksifen verilmektedir. Ayrıca 40 yaşın altında olan hanımlara da, en az 2 yıl süreyle, yumurtalık fonksyonlarını geçici olarak durduracak ilaçlar kullanılmaktadır. Menopozdaki hastaların adjuvan hormon tedavisinde tamoksifen kullanılabilmekle beraber, aromataz inhibitörü başlığı altında, farklı bir antiestrojen tedavi seçeneği de sunulmaktadır. Bugün kullanmakta olduğumuz 3 çeşit aromataz inhibitörü vardır; anastrazol, letrozol ve eksemestan. Aromataz inhibitörleri, ya tek başına 5 yıl, ya 2-3 yıl tamoksifen tedavisinin ardından 2-3 yıl, ya da 5 yıllık tamoksifen tedavisi tamamlandıktan sonra 5 yıl daha uzatılmış aduvan tedavi olarak kullanılmak üzere planlanmaktadır. Bu ilaçların kullanılması sırasında jinekolojik muayenelerinin düzenli olarak yapılması, osteoporoz yönünden hastaların yıllık olarak kontrol edilmesi ve özellikle aromataz inhibitörü kullananlarda serum kolesterol düzeylerinin takibi gerekmektedir. Tamoksifene bağlı karaciğerde yağlanma, ateş basması, çok nadir de olsa rahim kanseri, damar tıkanıklıkları ve görme bozuklukları olabileceği akılda tutulmalıdır. Aromataz inhibitörü ile tedavi görenlerde ise, kas ve kemik ağrılarının ortaya çıkabileceği ve osteoporoz riskinin artabileceği, kan kolesterol düzeylerinin artabileceği, gene ateş basması ve terleme gibi şikayetlerin görülebileceği bilinmelidir.</p>
<p><!--more--><br />
Erken evre ( evre I ve evre II) meme kanserinin tedavisinde kemoterapiye ek olarak, uygun hastalara radyoterapi de önerilmektedir. Meme koruyucu cerrahi uygulanan tüm hastalar, koltuk altı lenf bezine metastaz yapmış olanlar veya tümör çapı 5 santimetreden büyük veya cilde yayıldığı saptanmış olanlar, radyoterapi yapılması için uygun adaylardır. Radyoterapi, hastalığın bölgesel kontrolünü arttırmakta ve sağkalıma katkıda bulunmaktadır. Yeni geliştirilen radyoterapi planlama ve uygulama cihazları ile, 3-boyutlu planlamalar yapılmakta, akciğer ve kalp gibi göğüs kafesinde yer alan organları koruyarak ışın tedavisini gerçekleştirmek, cildi yan etkilerden korumak mümkün olmaktadır.</p>
<p>Radyoterapi sonrasında kozmetik ve fonksiyonel olarak da sorun yaşanmamaktadır. 65 yaş üzeri hanımlarda 6 hafta yerine 3 haftalık radyoterapi uygulamalarının, yaşam kalitesini arttırdığı ve sonuçlarının da iyi olduğu gösterilmiştir. Ayrıca, küçük tümörü olan ve koltuk altı lenf bezlerine yayılım olmayan, seçilmiş hastalar için kısmi meme ışınlamalarına başlanmıştır.<br />
<!--more--></p>
<p>Uzak organ metastazı ile başvuran veya takipleri sırasında metastaz saptanan hastalara da, tümör özelliklerine, metastaz bölgesine ve hastanın yaş ve menopoz durumuna bakılarak tedavi yapılmaktadır. Evre IV hastalık olarak tanımlanan bu hastalarda, organ fonksiyonlarına göre farklı tedavi şekilleri önerilmektedir.</p>
<p><!--more--><br />
Bunlar kemoterapi, hormon tedavisi, biyolojik tedaviler ve radyoterapi olarak sıralanabilir. Metastazlı hastalığın tedavisinde, yaşam kalitesinin iyi olmasına önem  verilmekte ve buna dikkat edilerek tedavi planlaması yapılmaktadır.  Hormon reseptörü taşıyan meme kanseri olgularında tedaviye, hormon tedavisiyle başlanması tercih edilmektedir. Bu ilaçlar arasında, tamoksifen, LHRH analogları, aromataz inhibitörleri, fulvestran gibi antiestrojen  ilaçlar, progesteron türevleri sıralanabilir. Çeşitli sitotoksik ilaçlar, tek başlarına veya iki ya da 3 ilaç birlikte kombine olarak kullanılmaktadır. Tedaviyi seçerken, birbirleriyle uyumlu ilaçların bir arada kullnılmasına dikkat edilmektedir. Çok belirgin şikayeti olmayan hastalarda tek ilaç ile kemoterapi önerilirken, şikayetleri fazla olan hastalarda, çok ilaçlı tedaviler tercih edilmektedir. HER2/neu onkogen ekspresyonu olan hastalara, kemoterapiye ek olarak trastuzumab, trastuzumaba dirençli olanlara da lapatinib adlı hedefe yönelik, biyolojik tedaviler eklenmektedir.</p>
<p><!--more-->Metastaz yapmış meme kanseri tedavisindeki yüksek etkili tedavilere rağmen hastaların hemen hepsinde hastalık tekrar nüks etmekte, uygulanan tedaviye direnç gelişmektedir. AntiHER2 tedavilerden trastuzumab yaşam süresini %50 arttırmıştır. Ancak gene de tedavi altında hastalık ilerlerleyebilir. Bugünün stardart yaklaşımı, hastalık ilerlediği zaman, antiHER2 tedaviye devam edilmesidir; ya trastuzumaba devam edilip yanındaki ilaç değiştirilir, ya da yeni bir antiHER2 ilaçla birlikte kemoterapiye başlanır. Bu amaçla lapatinib adlı ilaç gündeme gelmiştir. HER2 onkogenini değişik yollardan bloke eden trastuzumab ve lapatinib birlikte kullanıldığında, tek başına lapatinib kullanımından daha başarılı olmaktadır.</p>
<p>Ağrılı metastaz bölgelerine ve beyin metastazlarına radyoterapi uygulanmaktadır. Uygun ağrı kesicilerle birlikte, belirgin olarak semptom kontrolu sağlanmaktadır. Ağrı, beslenme, psikolojik sorunlar gibi yaşam kalitesini etkileyen unsurlara başlangıç aşamasından başlayarak destek verilmesi şarttır.<br />
<!--more--></p>
<p>Kanserli hastanın tedavi süresince, kilo almayacak şekilde ve dengeli beslenmesi çok önemlidir. Özellikle iyice yıkanmış, mümkünse kabukları soyulmuş taze meyve ve sebzelerin tüketilmesi önerilmektedir. Bu gıda maddelerinin mevsiminde kullanılması, hepimiz için geçerli bir öneridir. Dengeli beslenme deyince, protein, karbonhidrat ve yağların belli oranlarda alınması, mümkün olduğu kadar bitkisel yağların ve bitkisel proteinlerin tüketilmesi anlaşılmalıdır. Ayrıca, özellikle meme kanserinden korunmada, düzenli bedensel aktivitenin sağlanması ve spor yapılması önerilmektedir.</p>
<p><!--more--><br />
Günümüzde, moleküler onkolojideki gelişmelerin ışığı altında, görülme sıklığı artan meme kanserinin adjuvan tedavisinde oldukça önemli adımlar atılmıştır.  Hedefe yönelik tedavilerin ve yeni teknolojilerin gelişmesiyle beraber, meme kanserinin tedavisi çok daha başarılı olmaktadır. Ancak, metastaz yapmış bir meme kanserinin, kronik hastalıklar gibi ele alınmakta olduğunun, tedavinin süreklilik gerektirdiğinin de bilincinde olmak gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/meme-kanserinde-yeni-metotlar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Polat Alemdar KKTC&#8217;ye fahri ataşe</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/polat-alemdar-kktcye-fahri-atase</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/polat-alemdar-kktcye-fahri-atase#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 08:41:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alemdar]]></category>
		<category><![CDATA[ataşe]]></category>
		<category><![CDATA[fahri]]></category>
		<category><![CDATA[Polat]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Polat Alemdar KKTC&#8217;ye fahri ataşe oldu Başbakan İrsen Küçük de Şaşmaz&#8217;a, fahri ataşelik görevini kabulünden dolayı teşekkür ederek, KKTC&#8217;nin tanıtmaya çok ihtiyacı olduğunu söyledi &#34;Kurtlar Vadisi&#34; dizisinin &#34;Polat Alemdar&#34; karakteriyle bilinen oyuncu Necati Şaşmaz, KKTC’nin &#34;fahri kültür ve turizm ataşesi&#34; oldu. Başbakan İrsen Küçük, Necati Şaşmaz ile beraberindeki heyeti Başbakanlıkta kabul etti. Görüşmede Turizm, Çevre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Polat Alemdar KKTC&rsquo;ye fahri ataşe oldu</p>
<p>Başbakan İrsen Küçük de Şaşmaz&rsquo;a, fahri ataşelik görevini kabulünden dolayı teşekkür ederek, KKTC&rsquo;nin tanıtmaya çok ihtiyacı olduğunu söyledi</p>
<p><span id="more-178"></span> &quot;Kurtlar Vadisi&quot; dizisinin &quot;Polat Alemdar&quot; karakteriyle bilinen oyuncu Necati Şaşmaz, KKTC’nin &quot;fahri kültür ve turizm ataşesi&quot; oldu. Başbakan İrsen Küçük, Necati Şaşmaz ile beraberindeki heyeti Başbakanlıkta kabul etti. Görüşmede Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel de hazır bulundu. Bakanlar Kurulu’nun bir süre önce, KKTC’nin tanıtım faaliyetleri kapsamında aldığı kararla, fahri ataşe olan Şaşmaz’a Türkçe ve İngilizce hazırlanan fahri ataşelik belgeleri, KKTC Başbakanı İrsen Küçük ile Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel tarafından verildi.</p>
<p> Necati Şaşmaz, görüşmede fahri turizm ve kültür ataşesi görevine layık görülmesinden dolayı teşekkür etti. KKTC’yi tanıtıcı faaliyetlerin yurt dışında gerçekleştirilmesine katkıda bulunmak ve turizme yönelik çalışmalarına bugün itibarıyla başlayacağını belirten Şaşmaz, &quot;Üstelendiğim bu önemli görevi en iyi şekilde yerine getireceğimi huzurlarınızda belirtmek isterim&quot; dedi.</p>
<p><!--more--> KKTC’ye yardım için elinden geleni yapmak istediğini ifade eden Şaşmaz, merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş zamanında da dizilerinin Kıbrıs’a ilgisinin bilindiğini aktardı. Rauf Denktaş’ın Kurtlar Vadisi dizisinde oynadığını anımsatan Şaşmaz, &quot;Elimizden geldiğince yavru vatanımızın bütün dünyaya tanıtımını nasıl sağlayabiliriz, nasıl bir turizm ülkesi haline getirebiliriz çabasındaydık. Dizimizde de bu yüzden birkaç kez zikredildi. Sayın Denktaş’la bu oldu&quot; diye konuştu. Şaşmaz, bundan sonra alacağı görevlerle hem Kıbrıs, hem Türkiye’ye faydalı olmaya çalışacağını vurguladı. </p>
<p>-Küçük: &quot;Tanıtmaya çok ihtiyacımız var&quot;- </p>
<p><!--more--> Küçük, kendisinin çok fazla televizyon izleme fırsatı bulamadığını ancak Kurtlar Vadisi dizilerinin Kıbrıs’ta da ilgiyle izlendiğini kaydetti. Gazetelerde bugün dizide kendisinin de rol alacağı yönünde haberler çıktığına işaret eden Küçük, böyle bir şey konuşmadıklarını belirtti.</p>
<p> Necati Şaşmaz’ın kamuoyunda etkili bir konumda bulunduğunu ifade eden Başbakan Küçük, turizm ve kültür faaliyetlerine büyük katkısı olacağına inandığını dile getirdi. Kurucu Cumhurbaşkanı’nın da rol aldığı dizinin faydasını gördüklerini, 2011’de turizmde iyi bir yıl geçirdiklerini anlatan Başbakan Küçük, Türkiye ile aldıkları teşvik önlemleriyle geçen yıl istenen noktaya gelindiğini ancak hedeflere henüz ulaşılmadığını ama ulaşacaklarına inandıklarını söyledi. </p>
<p><!--more--> Turizmde 2012’nin geçen yıldan daha iyi olacağına dair göstergelerden örnekler veren Küçük, Turizm Bakanlığı’nın etkili çalışmaları, Türkiye Turizm Bakanlığı’nın da büyük katkısıyla bu olumlu gelişmelerin sağlandığını anlattı. Başbakan İrsen Küçük, Necati Şaşmaz’ın bundan sonraki çalışmalarında KKTC’nin turizm yönünü öne çıkarmasından çok memnun olacaklarını ifade ederek, &quot;Çünkü ihtiyacımız olan bir sektör&quot; dedi. </p>
<p>-&quot;Harıl harıl çalışacağız&quot;- </p>
<p><!--more--> Bunun üzerine yeniden söz alan Necati Şaşmaz da, fahri ataşe teklifi alır almaz neler yapabileceklerine dair arkadaşlarıyla görüşmeler yaptığını, bundan sonra da harıl harıl neler yapacaklarına dair çalışacaklarını vurguladı. Şaşmaz, Başbakan Küçük’ün yönlendirmelerine de her zaman ihtiyaç duyacaklarını kaydetti. Konuşmaların ardından Necati Şaşmaz’a KKTC Fahri Kültür ve Turizm Ataşesi belgesinin Türkçesini Başbakan İrsen Küçük; İngilizcesini de Turizm, Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel verdi. </p>
<p> Bakan Üstel de, belgeyi verirken yaptığı konuşmada, bir Kıbrıs sevdalısı olan Necati Şaşmaz;ın Kuzey Kıbrıs;ı, doğal ve tarihi güzelliklerini ve KKTC;yi filmlerinde, dizilerinde ve farklı etkinliklerinde her platformda ön plana çıkaracağı inancıyla “fahri kültür ve turizm ataşesi&quot; belgesini takdim ettiğini söyledi. Şaşmaz, kabulde, bir çocukla fotoğraf da çektirdi. KKTC Turizm Çevre ve Kültür Bakanı Ünal Üstel tarafından da kabul edilen Şaşmaz, beraberindekilerle, KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın oğlu Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Serdar Denktaş’a taziye ziyaretinde bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/polat-alemdar-kktcye-fahri-atase/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>F1 sezonu Avustralya Grand Prix&#8217;iyle açıldı.</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/f1-sezonu-avustralya-grand-prixiyle-acildi</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/f1-sezonu-avustralya-grand-prixiyle-acildi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 12:02:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[açıldı.]]></category>
		<category><![CDATA[Avustralya]]></category>
		<category><![CDATA[F1]]></category>
		<category><![CDATA[Grand]]></category>
		<category><![CDATA[sezonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Renault RS27, F1 Avustralya Pistinde İz Bıraktı F1 sezonu Avustralya Grand Prix&#8217;iyle açıldı. Formula 1 için üretilen efsane Renault motorlarının son versiyonu RS27 V8 ile yarışan Red Bull Racing takımı, Avustralya Grand Prix&#8217;ini ikinci sırada tamamladı. RS27 ile yarışan takımların gösterdiği performans Renault&#8217;un F1&#8217;deki başarısını perçinledi. Renault&#8217;un ünlü RS27 V8 motoruyla yarışan Red Bull Racing&#8217;den [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Renault RS27, F1 Avustralya Pistinde İz Bıraktı<br />
F1 sezonu Avustralya Grand Prix&rsquo;iyle açıldı.</p>
<p><span id="more-177"></span>Formula 1 için üretilen efsane Renault motorlarının son versiyonu RS27 V8 ile yarışan Red Bull Racing takımı, Avustralya Grand Prix&rsquo;ini ikinci sırada tamamladı. RS27 ile yarışan takımların gösterdiği performans Renault&rsquo;un F1&rsquo;deki başarısını perçinledi.</p>
<p>Renault&rsquo;un ünlü RS27 V8 motoruyla yarışan Red Bull Racing&rsquo;den Sebastian Vettel, yarışı ikinci sırada bitirdi. Geçtiğimiz yılın dünya şampiyonu Sebastian Vettel, yarışı Jenson Button&rsquo;un 2,1 saniye arkasında ve üçüncü gelen Lewis Hamilton&rsquo;un iki saniye önünde tamamladı. Vettel&rsquo;in Red Bull Racing Renault&rsquo;daki takım arkadaşı Mark Webber, evindeki Grand Prix&rsquo;de en yüksek dereceyi yaparak yarışı dördüncü bitirdi ve Red Bull-Renault&rsquo;a toplam 30 puan kazandırdı.</p>
<p><!--more-->Williams Renault F1 Takımı, RS27 ile oldukça rekabetçi bir ilk hafta sonu yarışı geçirdi. Pastor Maldonado sekizinci sırada üstün bir başlangıç yaptı ve en son tura kadar ilk on içerisinde yarıştı. Venezüellalı yarışçı sırlamada altıncı sıradaydı ancak Fernando Alonso&rsquo;nun Ferrari&rsquo;sini yakalarken attığı spin, damalı bayrağa sadece bir kaç viraj kala bariyerlere çarpmasına neden oldu. Bruno Senna ilk turda kendisini pist dışına atan bir kaza yaşadı, ancak yeni şaseli motor paketine katkı sağlayacak şekilde piste geri dönebildi. Ne yazık ki, 53. turda, Felipe Massa ile yaptığı kaza nedeni ile oluşan hasarın fazla ciddi olmasından dolayı yarışı zamanından önce bitirmek zorunda kaldı.<br />
Yine Renault RS27 ile desteklenen Lotus F1 Takımı, etkili bir genel hafta sonu performansı gösterdi ve Romain Grosjean E20&rsquo;yi üçüncü pozisyona yerleştirdi. Fransız yarışçı, yarışın ikinci turunda, arkasından çarpılarak çakıl taşlarına doğru itildi. Darbe, ön sağ süspansiyonunun kırılmasına ve yarışçının o noktada yarıştan çekilmesine neden oldu. Kimi Raikkonen yarışın başlangıcında bulunduğu on yedinci sıradan yarışın sonuna kadar yedinci sıraya kadar yükseldi ve takımına değerli bir altı puan kazandırdı.</p>
<p>Caterham Renault F1 Takımı, ortada yarışan Heikki Kovalainen ve Vitaly Petrov ile yarışta iyi bir performans sergiledi. Ancak Vitaly, 36. turda direksiyonunda bir sorun meydana gelmesi nedeniyle yarıştan çekildi ve 41. turda, Heikki&rsquo;nin tekerlek çubuğunda bir aksaklık şüphesi, takımının daha fazla hasar almasını engellemek üzere önleyici bir duruş yapmasına neden oldu. Tüm aksiliklere rağmen ilk yarışın sonunda Renault motorları, Avustralya Grand Prix&rsquo;sinde tam 36 puan topladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/f1-sezonu-avustralya-grand-prixiyle-acildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kadınlar her yaşta güzel görünmeyi istiyor</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/kadinlar-her-yasta-guzel-gorunmeyi-istiyor</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/kadinlar-her-yasta-guzel-gorunmeyi-istiyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 12:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[bilinen]]></category>
		<category><![CDATA[görünmeyi]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[istiyor]]></category>
		<category><![CDATA[yaşta]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar ne ister? Aslında hepimiz biliyoruz ki biz kadınlar her yaşta güzel görünmeyi hayal ediyoruz. Bunun için bazen burnumuzu, bazen göğüslerimizi, bazen de dudaklarımızı değiştirmek istiyoruz. Peki hangi operasyonu, hangi yaşta yaptırırsak daha mutlu oluruz? Bu sorunun cevabı yazımızda gizli&#8230; 20’li yaşlarda yüzde kusursuzluk ön planda olduğu için dudaklarda da değişiklik istenebiliyor. Daha çok ince [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar ne ister?<br />
Aslında hepimiz biliyoruz ki biz kadınlar her yaşta güzel görünmeyi hayal ediyoruz.</p>
<p><span id="more-176"></span><br />
Bunun için bazen burnumuzu, bazen göğüslerimizi, bazen de dudaklarımızı değiştirmek istiyoruz. Peki hangi operasyonu, hangi yaşta yaptırırsak daha mutlu oluruz? Bu sorunun cevabı yazımızda gizli&#8230;</p>
<p> 20’li yaşlarda yüzde kusursuzluk ön planda olduğu için dudaklarda da değişiklik istenebiliyor. Daha çok ince dudaklar kalınlaştırılıyor. Bu yaşlarda cilt bakımına da önem verilmeye başlanıyor. Bu dönemde bir de kepçe kulak sorunu ortaya çıkıyor. Hafif bir kepçe kulaklık varsa bu sorun da düzeltilmek isteniyor.<br />
<!--more--><br />
 Kimi zaman yıllara meydan okumak, kimi zaman da beğenmediğimiz fiziki bir özelliğimizi değiştirmek için estetik cerrahların kapısını çalarız. Fakat bu kapı her yaşta aynı şekilde çalınmaz. Bazı istekler yıllara göre değişebilir.</p>
<p><!--more-->20-25 yaşında kadınlar ne ister?<br />
 Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Dilek Avşar, “20’li yaşlarda kadınların yüzü genelde düzgün oluyor ve bu yaşlardaki kadınların en büyük derdi burunları oluyor. İri, eğri ya da çıkıntılı burun genç kızların en büyük problemlerinden biri. Çünkü bu dönemde genç kızlar yüzlerinde sivilce bile istemiyorlar. Burunlarındaki en ufak bir eğrilik ya da burun ucundaki en ufak bir asimetrik bozukluk onları çok üzüyor. Bu nedenle 20-25’li yaşlarda en fazla burun estetiği yaptırılmak isteniyor. Düzgün bir burun yüzü yumuşatıyor ve daha güleryüzlü görünmelerini sağl›yor” diyor. Burun estetiğinde değişik teknikler kullanılıyor. Kişinin sosyal hayatına çabuk dönmesini sağlayacak, kalıcı, konforlu ve hayati risk oluşturmayacak yöntemler seçiliyor. Burun estetiğindeki en önemli şart kişiye özel tasarım yapılması. Burun ucunda kesi yapılmadan kullanılan cerrahi yöntemlerin başında ise mikro motor cerrahisi geliyor. Burun kemiği kırılmadan, kesilerek uygulanan bu yöntemde istenilen burun şekli sağlanmış oluyor.</p>
<p>Op. Dr. Dilek Avşar, “20’li yaşlarda cinsellik de ön planda oluyor ve genç kadınlar daha seksi görünmek istiyor. Bu nedenle de meme estetiğine ilgi artıyor. Genç kadınların büyük çoğunluğu eğer memeleri küçükse bu dönemde büyütmek istiyorlar. Göğüsleri daha diri, daha büyük dursun diye uzmanların kapısını çalıyorlar. Eğer memeleri büyükse dik ve küçük meme istiyorlar” diyor.<br />
<!--more--><br />
MEME ESTETİĞİNDE İZ KALSIN İSTENMİYOR<br />
 Op. Dr. Dilek Avşar, “Meme estetiğinde iz istenmiyor. Aynı zamanda protez kullanıldığı da anlaşılsın istenmiyor. Meme protezlerini iz bırakmadan koymak için koltukaltının avuç içi gibi olan doğal kıvrımından jel protez koyulabiliyor ve istenilen görünümde meme elde edilmiş oluyor. Eğer kişinin durumu uygunsa memede hiç iz kalmadan kişinin memesi büyütülmüş oluyor. Meme cerrahisinde önemli olan kişinin ne istediği. Burunda olduğu gibi memede de ameliyattan önce bir tasarım yapılıyor meme tasarımında kişinin boyu, omuz genişliği, kol uzunluğu, isteği öne çıkarak ideal meme ölçüsü gösteriliyor. Bilgisayar ekranında kendisi de bunu görüyor. Bu sayede memeye koyulacak protez hesaplanmış oluyor. Buna göre kişi biraz daha küçültelim ya da büyütelim diyebiliyor. Sonra hangi tekniğin kullanılacağı belirleniyor. Hiç iz oluşturmamak en ideali fakat her meme buna uygun olmayabiliyor. Bu nedenle koltukaltı tekniğinden yararlanılabiliyor. Bazen memede sarkma da olabiliyor. Küçük ama sarkık olduğunda memeyi meme ucundan açıp toparlamak gerekebiliyor. Bazen de meme altından girilebiliyor. Kas altına konulan protezin ömrü daha uzun oluyor. Ama bazı vücutlarda memenin bittiği zarın altına, meme dokusunun altına da protez koyulabiliyor. Bu durumda kas zarar görmemiş oluyor. Eğer kişi sporcuysa kasına dokunmak istenmiyorsa protez kas zarı altına yerleştirilebiliyor. Hepsi kişiye özel oluyor. Meme cerrahisi 1-1.5 saat sürüyor ve hastanın bir hafta dinlenmesi gerekiyor. Bazı durumlarda örneğin doğum yapılmışsa memedeki sarkma, meme ucundan girilerek toparlanıyor. Meme küçüklüğü ve sarkmalar sadece büyütmeyle de toparlanabiliyor. Ama ileri derece sarkmalarda memedeki cilt fazlalığının da çıkartılması gerekiyor” diyor.</p>
<p><!--more--><br />
30-35 yaşında kadınlar ne ister?</p>
<p><!--more--> Bu dönemde kadınlar tekrar yüzlerine dönüyor. 30-35 yaşlarındaki kadınların büyük çoğunluğu doğum yapmış, çok fazla kilo alıp, vermiş, kariyerinde bir yere gelmiş oluyor. Kişi bu dönemde tekrar yüzüne dönüyor. Ayna karşısına geçtiğinde göz altı torbaları, gülme çizgileri, kaş düşüklüğü görebiliyor. Ciltte matlık görülüyor. Bu yaş aralığındaki kadınların büyük çoğunluğu boşalan bölgeleri doldurmak istiyor. Yani göz altına, gülme çizgilerine, yanaklarına ya da dudağına mikro yağ enjeksiyonu yaptırıyor ve böylece yüzünü tekrar canlandırıyor. Bu dönemde meme estetiğinde daha çok sarkma ve küçülme sorunu görülüyor. Çünkü doğum yapmış ve emzirmiş olduğu için meme sarkıyor. Memede diklik, büyüklük için meme dikleştirme ve toparlamalar yaptırılıyor.</p>
<p><!--more-->Op. Dr. Dilek Avşar, “30’lu yaşlarda artık kişi bu yaşta durmak istiyor ve yüzüne önem veriyor. Kaybolan dokuyu yerine koyuyor. Endoskopik kaş kaldırma işlemi bu dönemde çok fazla yapılıyor. Mikro yağ enjeksiyonu ve burunda sıkıntı varsa burun estetiği çok görülüyor. Boyunda, gıdıda sorun olabiliyor. Yüz estetiği bu dönem yoğunlaşıyor. Çünkü kadınlar bu yaşlarda yaşlanmayı durdurmak istiyor. 30’lu yaşlarda kadın seksi görünmek istediği için genital estetiği de çok görüyoruz. Özellikle vajinoplasti ya da iç dudak sarkıklıklarının giderilmesi için başvuruyorlar” diyor.</p>
<p>40-45 yaşında kadınlar ne ister?</p>
<p><!--more--><br />
 40-45’li yaşlarda fonksiyonel estetikler görülmeye başlanıyor. Büyük ya da sarkmış bir meme bu dönemde tetikleniyor ve sırt ağrısı, bel ağrısı yapmaya başlıyor. Yüz gençleştirmeyle beraber meme küçültme, karın germe bu dönemde daha çok isteniyor. Aynı zamanda 45’li yaşlarda yüz, boyun ve dekolte estetiği de görülüyor.</p>
<p>Op. Dr. Dilek Avşar, “45 yaşından sonra yatırım yüz bölgesine oluyor. Kadınlar dekolte bölgesi ve eller gibi güneş gören yerlerini gençleştirmek istiyor. Ellerdeki çillenme ve lekelerin tedavisi yapılıyor. Ellerde boşluk nedeniyle damarlar görünüyor, bunun için mikro yağ enjeksiyonu yapılıyor. Cilt gençleştiriliyor ve yüz bölgesinde olduğu gibi boşluklar dolduruluyor. Parmaklara şekil veriliyor. Eller daha dolgun hale geliyor. Lazer tedavisi de uygulanıyor. Lekeler lazerle silinebiliyor. Dekolte ve boyun için de mikro yağ enjeksiyonu ve lazer tedavisi yapılıyor” diyor.<br />
<!--more--> </p>
<p>Bu dönemde endoskopik kaş kaldırma da çok sık yapılıyor. Endoskopik kaş kaldırma işlemi için saç içinden iki bölgeden giriliyor, yaklaşık 1’er cm’lik kesiyle kaşın altındaki kas dokusunun olması gereken yere kaş çekiliyor. Kaşın içi ile dışı arasındaki mesafe 0.5 milim daha yukarıda oluyor.<br />
<!--more--><br />
ESTETİK YAPTIRIRKEN DİKKAT!<br />
 Kişinin estetik planlaması ihtiyaca göre yapılmalı. Bazı kişilere çok erken yaşlarda botoks yapılabiliyor. Çünkü cildi çok ince oluyor, çabuk kırışabiliyor. Eğer bu kişiye botoks yapılmazsa kişi 30 yaşına geldiğinde sanki 40 yaşındaymış gibi derin çizgiler oluşabiliyor. Çok genç yaşta dolgu da yapabiliyorsunuz. Kişi çok genç olsa da göz kapakları genetik olarak düşük olabiliyor ve göz kapağı operasyonuyla bu sorunu yok edebiliyorsunuz. Bazı operasyonlar için ise beklenilmeli. Klasik bir face lift hemen tavsiye edilmiyor. Çünkü face lift yani yüz germenin de bir ömrü var. 10-15 yılda eski halinize dönebiliyorsunuz. Bu nedenle yüz germeden önce önlem almak gerekiyor. Hemen yüz germe yapmamak için cildi cilt bakımları, lazer tedavileri ile korumak ve cilde kolajen desteği vermek önemli. Cildi koruyucu yöntemlere başlamanın ideal yaşı ise 30’lu yaşlar oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/kadinlar-her-yasta-guzel-gorunmeyi-istiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Azgın Teke sendromu</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 13:07:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[doğru]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[&#34;Azgın Teke&#34; sendromu normal mi? CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şubesi Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, bazı erkeklerde orta yaş sorununun işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor ve yeni hobiler edinmeye neden olabildiğini, ’azgın teke’ veya 40’ından sonra ’azma’ sendromlarının da aynı nedene dayandığını söyledi. Dr. Taner Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Azgın Teke&quot; sendromu normal mi?<br />
CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şubesi Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, bazı erkeklerde orta yaş sorununun işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor ve yeni hobiler edinmeye neden olabildiğini, ’azgın teke’ veya 40’ından sonra ’azma’ sendromlarının da aynı nedene dayandığını söyledi.</p>
<p><span id="more-175"></span>Dr. Taner Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için düzenli spor yapma, stresten uzak durma, iyi beslenme, iş temposunu azaltma, bol kitap okuma, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmayı önerdi.</p>
<p>CİSED Başkanı Canatar, orta yaş döneminin erkek için en verimli yaşlar olduğunu, ruh ve beden gelişimini tamamlayıp olgunlaşarak daha dengeli bir hal aldığını belirtti. Erkeklerde ’orta yaş bunalımı’ konusunda Taner Canatar, şunları söyledi:<br />
<!--more--></p>
<p>&quot;Yavaş yavaş belirginleşen zihinsel fonksiyonlarda düşüş, huysuzluk, kıskançlık ve çapkınlık gibi alışılmamış davranış şekillerinin dikkat çektiği dönem orta yaş krizi olarak adlandırılabilir. Erkekliğin simgesi haline gelen seks dürtüsü ve kapasitesi de maalesef yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu doğal ve normal süreç genellikle erkekler tarafından rededilirr ve bu kabullenememe duygusu kişiyi, kendini çevreye ispat etme davranışına itebilir. Hatta bazı erkeklerde bu durum işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor, yeni hobiler edinmeye sebep olabilir. Çünkü erkek bilinçdışı olarak cinsel dürtü ve başarı açısından eskisi gibi olduğunu ispat etmeye çalışır. Kendini ispatın ülkemizde seçilen diğer bir yolu da daha genç yaştaki kadınlarla flört etmektir. Makul ölçülerde normal sayılabilecek bu durum bazen kontrolden çıkabilir.&quot;</p>
<p><!--more--><br />
SEKS ERKEKLER İÇİN GÜÇ SİMGESİ</p>
<p><!--more-->Kendini ispat ve genç görülme kompleksinin giyim tarzını, yeme alışkanlığını, sosyal davranış biçimini değiştirmeye yöneltebileceğini kaydeden Canatar, &quot;Bu şekilde orta yaş krizine giren, cinsel isteğinde yalancı bir artış yaşayan, yemeye içmeye düşen, evini, karısını, işini veya sosyal çevresini terk etmeye teşebbüs eden, kıskançlığı artan, çapkınlık yapan ve keyfine düşkün olan erkeklere halk arasında azgın teke veya 40’ından sonra azma, bu durumun yaşanmasına da azgın teke sendromu denir&quot; dedi.</p>
<p>CİSED Adana Şube Başkanı Uz. Dr. Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için önerilerini şöyle sıraladı:<br />
<!--more-->&quot;Ruh ve beden kapasitesi arttırılmalı. İleri yaşta düşünce, hafıza ve entelektüel fonksiyonlarını en üst düzeyde tutmak için; kendini ve çevreni olduğu gibi kabullenilmeli. Düzenli spor yapmak, stresten uzak durmak, iyi beslenmek, iş temposunu azaltmak, sık sık tatil yapmak, bol kitap okumak, müzik dinlemek, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmak işe yarayabiliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Azgın Teke sendromu</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 13:07:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Azgın]]></category>
		<category><![CDATA[sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[Teke]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[&#34;Azgın Teke&#34; sendromu normal mi? CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şubesi Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, bazı erkeklerde orta yaş sorununun işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor ve yeni hobiler edinmeye neden olabildiğini, ’azgın teke’ veya 40’ından sonra ’azma’ sendromlarının da aynı nedene dayandığını söyledi. Dr. Taner Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Azgın Teke&quot; sendromu normal mi?<br />
CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Adana Şubesi Başkanı Uz. Dr. Taner Canatar, bazı erkeklerde orta yaş sorununun işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor ve yeni hobiler edinmeye neden olabildiğini, ’azgın teke’ veya 40’ından sonra ’azma’ sendromlarının da aynı nedene dayandığını söyledi.</p>
<p><span id="more-174"></span>Dr. Taner Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için düzenli spor yapma, stresten uzak durma, iyi beslenme, iş temposunu azaltma, bol kitap okuma, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmayı önerdi.</p>
<p>CİSED Başkanı Canatar, orta yaş döneminin erkek için en verimli yaşlar olduğunu, ruh ve beden gelişimini tamamlayıp olgunlaşarak daha dengeli bir hal aldığını belirtti. Erkeklerde ’orta yaş bunalımı’ konusunda Taner Canatar, şunları söyledi:<br />
<!--more--></p>
<p>&quot;Yavaş yavaş belirginleşen zihinsel fonksiyonlarda düşüş, huysuzluk, kıskançlık ve çapkınlık gibi alışılmamış davranış şekillerinin dikkat çektiği dönem orta yaş krizi olarak adlandırılabilir. Erkekliğin simgesi haline gelen seks dürtüsü ve kapasitesi de maalesef yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu doğal ve normal süreç genellikle erkekler tarafından rededilirr ve bu kabullenememe duygusu kişiyi, kendini çevreye ispat etme davranışına itebilir. Hatta bazı erkeklerde bu durum işte başarı hırsına, bazılarında dine yönelmeye, spor, yeni hobiler edinmeye sebep olabilir. Çünkü erkek bilinçdışı olarak cinsel dürtü ve başarı açısından eskisi gibi olduğunu ispat etmeye çalışır. Kendini ispatın ülkemizde seçilen diğer bir yolu da daha genç yaştaki kadınlarla flört etmektir. Makul ölçülerde normal sayılabilecek bu durum bazen kontrolden çıkabilir.&quot;</p>
<p><!--more--><br />
SEKS ERKEKLER İÇİN GÜÇ SİMGESİ</p>
<p><!--more-->Kendini ispat ve genç görülme kompleksinin giyim tarzını, yeme alışkanlığını, sosyal davranış biçimini değiştirmeye yöneltebileceğini kaydeden Canatar, &quot;Bu şekilde orta yaş krizine giren, cinsel isteğinde yalancı bir artış yaşayan, yemeye içmeye düşen, evini, karısını, işini veya sosyal çevresini terk etmeye teşebbüs eden, kıskançlığı artan, çapkınlık yapan ve keyfine düşkün olan erkeklere halk arasında azgın teke veya 40’ından sonra azma, bu durumun yaşanmasına da azgın teke sendromu denir&quot; dedi.</p>
<p>CİSED Adana Şube Başkanı Uz. Dr. Canatar, orta yaş bunalımlarından korumak için önerilerini şöyle sıraladı:<br />
<!--more-->&quot;Ruh ve beden kapasitesi arttırılmalı. İleri yaşta düşünce, hafıza ve entelektüel fonksiyonlarını en üst düzeyde tutmak için; kendini ve çevreni olduğu gibi kabullenilmeli. Düzenli spor yapmak, stresten uzak durmak, iyi beslenmek, iş temposunu azaltmak, sık sık tatil yapmak, bol kitap okumak, müzik dinlemek, resim veya el sanatları gibi hobilerle uğraşmak işe yarayabiliyor.&quot;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/azgin-teke-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ne oluyor bu kadınlara&#8230;.</title>
		<link>http://www.cheap-charlies-foods.com/ne-oluyor-bu-kadinlara</link>
		<comments>http://www.cheap-charlies-foods.com/ne-oluyor-bu-kadinlara#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2012 07:03:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ramazan]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Erkekler bırakıyor, kadınlar başlıyor Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, erkekler arasında sigara içme oranları düşüşe geçmişken kadınlarda oranın hızla arttığını söyledi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, tütün endüstrisinin, erkeklerdeki sigara içme oranlarının belli bir düzeye ulaşması, hatta düşüşe geçmesi nedeniyle yeni müşteriler elde etmek için kadın ve genç kızları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler bırakıyor, kadınlar başlıyor</p>
<p>Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Kılınç, erkekler arasında sigara içme oranları düşüşe geçmişken kadınlarda oranın hızla arttığını söyledi</p>
<p><span id="more-173"></span><br />
 Prof. Dr. Oğuz Kılınç, tütün endüstrisinin, erkeklerdeki sigara içme oranlarının belli bir düzeye ulaşması, hatta düşüşe geçmesi nedeniyle yeni müşteriler elde etmek için kadın ve genç kızları hedef seçtiğini belirtti.</p>
<p> Dünya Sağlık Örgütü&rsquo;nün, kadın ve genç kızlar arasındaki sigara salgınındaki artışa dikkat çektiğini ve ülkelerden bu salgına karşı önlem almasını istediğini aktaran Kılınç, Dünya Sağlık Örgütü&rsquo;nün yayınladığı &rsquo;&rsquo;kadın ve sağlık&rsquo;&rsquo; raporunda, kadınların erkekler ile aynı sağlık sorunlarını paylaşmasına ve biyolojik nedenlerle daha uzun yaşar görünmelerine rağmen, yaşamlarını genel olarak erkeklere göre çok daha kalitesiz ve sağlıksız sürdürdüklerini gösterdiğini kaydetti.<br />
<!--more--><br />
 Dünyada sigara içen 1,5 milyar kişinin 200 milyonunu kadınların oluşturduğuna dikkati çeken Kılınç, &rsquo;&rsquo;Sigarayı bırakan veya sigara nedeniyle ölen müşterilerinin yerine yeni müşteriler arayan sigara endüstrisinin kadınları ana hedef olarak belirlemesiyle erkekler arasında sigara içme oranları düşüşe geçmişken kadınlarda oran hızla artmaktadır&rsquo;&rsquo; dedi.</p>
<p> Kılınç, yapılan çalışmaların, Türkiye&rsquo;de 18 yaş üzerindeki 6 kadından birisinin sigara içtiğini ortaya koyduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:<br />
<!--more--><br />
 &rsquo;&rsquo;Kadınlar arasında sigara içimi, erkeklerin tersine gelir düzeyinin artması ve öğrenim durumunun yükselmesiyle artma eğilimindedir. Dünyadaki en ciddi önlenebilir risk faktörlerinden biri olan sigara, kadın ölümlerinin yüzde 6&rsquo;sından sorumludur. Sigara içmenin, kadınlarda kronik solunum hastalıklarının yüzde 42&rsquo;sine, kardiyovasküler hastalıkların yüzde 10&rsquo;nuna yol açmaktadır. Akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 71&rsquo;inin sigaradan kaynakladığı dünyada, eğer acil önlem alınmazsa 20 yaş ve üzeri kadınlarda 2004 yılında 1,5 milyon olan ölüm sayısının, 2030 yılında 2,5 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu ölümlerin yüzde 75&rsquo;ine yakın kısmı orta-düşük gelir seviyesindeki ülkelerde olacaktır.&rsquo;&rsquo;</p>
<p> Kılınç, Dünya Sağlık Örgütü&rsquo;nün &rsquo;&rsquo;Kadın ve Sağlık&rsquo;&rsquo; raporunun, genç kızlara yönelik artan sigara reklamlarına dikkati çekerek, sigaranın zararlarının cinsiyet ayrımı olmadan anlatılması gerektiğini, her iki cinsin de cinse özel sigaraya bağlı sağlık etkileri konusunda bilinçlendirilmeleri gerekliliğini vurguladığını anımsattı.<br />
<!--more--><br />
 Dernek olarak kadınları sigaranın riskleri konusunda uyardıklarını ve çocuklarına iyi rol model olmaları ve sağlıklarını korumaları için sigarayı bırakmaya davet ettiklerini söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cheap-charlies-foods.com/ne-oluyor-bu-kadinlara/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

